Hafta sonu İstanbul’da bütün hayatları sanat-Edebiyat-şiir-sinema-müzik olan bir grup arkadaşımızla dost meclisinde bir araya geldik.

Bu tür sohbetlerin konusu tahmin edileceği gibi insanımızın daha rahat bir yaşam sürmesi sürerken de “Kültür sanat ile ne kadar ilgiliyiz?” sorusuna cevap bulma noktasında oluyor.

Toplam 15 kişilik bir “Aydın” grubu çerçevesinde başlayan sohbet gecenin geç saatlerine kadar devam etti.

Konuşmacılar arasında bulunan bir dostumuz “-Arkadaşlar ben şu an içerisinde bulunduğumuz durumu Ruhu yaralı insanlar ülkesi olarak yorumluyorum, dikkatli bir şekilde baktığınızda çevrenizde sayılarını hesap edemeyeceğiniz kadar fazla ruhu yaralı insan göreceksiniz” bilgisini verdi.

O andan itibaren sohbetin ana konusu tahmin edileceği gibi “Ruhu yaralı insanlar ülkesi” etrafında gitti geldi.

Kabul edileceği gibi Türkiye yönetilmesi gerçekten son derece zor bir ülke.

Avrupa ile Asya arasında bulunan 86 milyon nüfusu bulunan ve öteden beri yeniliğe açık bir insan grubunun çoğunlukta olmasına rağmen sürekli ama sürekli oluşturulan “suni gündemler” vesilesi ile bir türlü gerçek ihtiyaçların konuşulamadığı bir süreç yaşamaya çalışıyoruz.

Normal şartlarda 86 milyon vatandaşın ekonomik sorunlardan sıyrılmış ve kültür-sanat noktasında daha fazla yol alması gerekiyor.

Ancak yukarıda da belirttiğimiz gibi siyaset kurumunun hiç durmadan oluşturduğu “suni gündemler” dolayısı ile hem ekonomik noktada hem de kültür sanat noktasında bir türlü arzu edilen noktalara gelemiyoruz.

Bu durum bizi ister istemez “Bir dokun bin ah işit” noktasına götürüyor ve o noktada anlatılanlar sonrasında “biz bu hayatı yaşamak zorundamıyız?” sorusunu kendimize daha fazla sormak zorunda kalıyoruz.

İşin içerisinde tek hedef iktidara gelmek geldikten sonra da orada kalmak olunca iktidarlar kendisinden olmayanı “düşman” ilan etmekten ve bu kitleyi olabildiğince sorunlar yumağı ile karşı karşıya bırakmaktan asla geri durmuyorlar.

Beraber askere giden

Vergi veren

Sempati tuttuğu futbol kulübünü savunan

86 milyon nüfuslu bir ülkede maalesef insanımızın yaralanan ruhları tamir edilemiyor.

Caddede sokakta dolaşan insanların yüz ifadelerine baktığınızda ruhlarının hangi oranda yaralı olduğunu zaten çok net bir şekilde görebiliyorsunuz.

Hayatından memnun olan kimse nerede ise yok.

Zengini de mutsuz

Fakiri de mutsuz.

Her iki kitlenin de bir arada bulunmasını sağlayacak onları ortak hedefler noktasında buluşturacak siyaseti aradan çok uzun yıllar geçmesine rağmen bir türlü sağlayamamış durumdayız.

Çözüm son derece basit

Basit olan bu çözümü siyasetçiler bizden daha iyi biliyorlar.

Ancak bunun için adım atan yok.

Ruhlarımız sürekli yaralı.

Moralimiz hep bozuk.

“Yarın ne yapacağız ne ile karşılaşacağız?” endişesi bizi bitiriyor.

Bu kadar ruhu yarlı insanın yaşadığı bir ülkede birlik ve bütünlüğü nasıl sağlayacağız.?

Sıkıntı her geçen gün biraz daha derinleşirken.!!!

banner69
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner27

banner71

banner171

banner5

banner70