Kategoriler

Eski nesil, yeni nesil

60 ila 70 yaş aralığındaki seçmen grubu her ne kadar 12 Eylül l1980 ihtilali öncesini de hatırlasa da siyaset ile meşgul olma tarihi 1983 yılında demokrasiye geçişte yapılan ilk milletvekili genel seçimidir.

1983 yılı itibarı ile siyasete merak saran nesil içerisinden çok sayıda milletvekili, belediye başkanı, Meclis üyesi, muhtar seçildi.

Seçilenler arasında süreci iyi kullandığı için uzun yıllar siyasette hakimiyet kuranlarda oldu, bilemediniz en fazla seçildiği dönem sonunda siyasete veda edenlerdi de gördük.

Kabul etmek gerekir ki söz konusu yaş grubu meselelere daha çok ideolojik bakan, zihnini bulandıran çok ama çok önemli bir hadise oluncaya kadar siyasi tercihini değiştirmeyen geniş kitlelerdi.

O dönemler bu günlere göre ekonomik anlamda daha rahat günler olarak biliniyor.

Dolayısı ile bir kere iktidara gelen bir siyasi parti kendisine her halükarda bağlı seçmen grubu dolaysısı ile uzun yıllar iktidarda kalıyordu.

1999 yıllında yapılan genel seçimde DSP-MHP-ANAP hükümeti iktidara geldi.

O günleri hatırlayan büyük bir çoğunluk mevcut.

Birbiri ardına ortaya çıkan ekonomik sıkıntılar üzerine birde “Asrın depremi” olarak tanımlanan büyük Marmara depremi o zamana kadar olan siyasi tercihleri de kökten değiştirdi.

03 Kasım 2002 tarihinde yapılan milletvekilli genel seçiminde

Daha 3 yıl önce yüzde 21 oy alarak sandıktan birinci parti çıkan DSP yüzde bir oy aldı.

Seçimden ikinci çıkan MHP yüzde 8,5 oy almasına rağmen barajı geçmedi.

ANAP’ın durumunu da hepimiz biliyoruz.

O seçimde AK Parti tek başına iktidara geldi, DSP ve ANAP ise bilindiği gibi siyaset sahnesinden silindi.

03 Kasım 2002 tarihinde dünyaya gelen birisi bugün 25 yaşında.

O zamanın gençleri yazımızın başında da belirttiğimiz gibi bugün 60-70 yaş aralığında

O zaman meselelere daha çok ideolojik bakan nesil sayısında artma yok aksine azalma var.

Ancak bundan 10 yıl önce 5 yıl önce ilk kez oy kullanan genç seçmenin arasında her beş yılda bir milyonlar katılıyor.

Söz konusu bu seçmenin hayata bakışı asla ideolojik değil.

Öncelikleri “daha iyi bir yaşam” üzerine.

Bu nesil bir siyasi partiye de takılıp kalmıyor.

Bir siyasi partiye oy kullanıyor.

Oy verdiği siyasi parti beklentilerine cevap vermediği takdirde anında başka bir siyasi partiye yöneliyor.

Siyasi partiler ister istemez kendilerini sözünü ettiğimiz genç neslin taleplerine göre güncelliyor.

Talebe cevap veren parti varlığını devam ettiriyor.

Cevap veremeyen ise diğer siyasi partiler gibi tarihin tozlu raflarındaki yerini alıyor.

Eski dönemlerde ailenin reisinin işaret ettiği yöne doğru ailenin büyük bir kısmı oy kullanıyordu.

Bugün öyle bir durum yok.

Bir evden çok sayıda siyasi partiye oy çıkabiliyor.

Bizde artık hadiselere ideolojik bakılan noktada değiliz.

Dünyayı dolaşıyoruz.

Orada yaşayan insanların yaşam standartlarına bakıyoruz.

Ülkeye döner dönmez de sorgulamaya başlıyoruz.

Bizim gibi milyonlarca vatandaşında aynı noktadan hareket ettiğini çok iyi biliyoruz.

Siyasetin temel görevi insana daha iyi bir yaşam sağlamak.

Siyaset kurumu insanlara daha iyi bir yaşam sağlamak yerine kendisini, akrabasını, yakın çevresini ihya etmek için çaba gösteriyorsa.

Bunun halkta bir karşılığı yok.

Yeni nesil eski nesile göre bu konularda daha dikkatli.

Olup biteni dakikası dakikasına öreniyor.

Sandık başına gittiğinde de kararını bu kıstaslara göre veriyor.

Bu yüzden bizim yeni nesile güvenimiz tam.

Yanlış yapmayacaklarına inancımız tam.

Zira onlarında bizimde temel beklentimiz “Daha iyi bir yaşam”

Ya ideoloji.?

Olsa da olur olmasa da …

Yorumlar