YAŞAM:
 II. Abdülhamid'in Eşi Gebze'de O Çeşmeyi Yaptırmış!

Ek küçük resmi

Osmanlı döneminde eserlerin gelecek nesillere aktarılması için eserlerin bakım ve onarımına önem verildiğini belirten bölgemizin tanınan isimlerinden Tarihçi-Yazar Recep Kankal, yapım ve onarım faaliyetlerinde insanlığın hayrı için gerek padişahlar gerekse padişah eşlerince inşa edilmiş yapıların varlığına dikkat çekti. Kankal, bu eserlerin kimisi günümüze kadar varlığını sürdürmüş kimisi ise bakımsızlık neticesinde yok olduğunu, Kocaeli bölgesinin genelinde bu tarz hayır maksatlı vakıflar veya çeşmeler şehir merkezlerinde yahut köylerde bulunduğu ifade etti.  

Yıllar sonra ilk kez kitabesine ulaşıldı

İsminin Körük Çeşmesi olduğunu belirten Kankal'ın dayanağı 1900 senesi sonlarında Gebze’ye gelen ressam Hoca Ali Rıza Efendi'nin çeşmeye dair çizdiği iki adet karakalem resmidir.  Kankal tespitini şöyle devam ettirdi: Ali Rıza Efendi, çizdiği resmin üzerine Osmanlı Türkçesi ile “Gekbuzede Bedrifelek başkadınefendi hazretlerinin ihya buyurduğu Körük çeşme-i ranasıdır.” diye not düşmüş. Buradaki Körük çeşmesini Bedrifelek başkadınefendinin ihya ettiğini belirten ifadeden yola çıkarak bugüne kadar gün yüzüne çıkmayan ve kültür envanteri arasında yer almayan çeşmenin kitabesi Gebze mezarlığında tarafımca tespit edilerek, çeşmeyi ihya edip onaranın kitabesinde de yazdığı üzere II. Abdülhamid’in eşlerinden Bedrifelek’e ait olduğu teyit edilmiştir. Hoca Ali Rıza’nın çizimleri ve kitabedeki ifadeden yola çıkarak bölgede saha çalışması yapılmıştır. Böylece çeşmenin varlığını koruduğu günlerdeki görüntüleri ve mevkii, 1950-60 seneleri arasında çeşmenin bulunduğu sahadaki BAYER fabrikasında çalışanların şahitliğinde çeşmenin yapısına dair gerekli notlar alınmıştır. 1915 ve 1922 senesine ait Gebze haritalarında çeşmenin bulunduğu konumun teyidi sağlanmıştır.

Bu yapıya sahip çıkalım

Daha evvel Osmanlı Bürokrasisinde Gebzeli Memurlar adlı kitabı yayınlayan Recep Kankal, Gebze'nin tarihi anlamda çok büyük bir öneme haiz olduğunu ve bilhassa hac yolu güzergâhı olmasından dolayı her zaman değerini koruduğunu belirtti. Çeşmeye dair ise bölgede ikamet edenlerin tarifiyle ve haritalardaki bilgilerle konumunu tespit ettiğimiz çeşmenin 1900 senesinden 1970lere kadar mevcut olduğu sonrasında ise bakımsız kaldığını, gerek o döneme ait çizimler gerekse kitabenin varlığı çeşmenin tekrardan ihyası için önemli birer veri olduğunu ifade etti. Ayrıca çeşmenin o dönemki konumunun anayola dahil edilmesinden dolayı günümüzde tekrardan burada inşa edilmesi ve hizmet vermesi zorluğa neden olacağını, ama bu konumun Gebze Center civarındaki müsait bir alanda çeşmenin inşasıyla beraber kitabesinin de üzerine yerleştirilerek tekrardan halkın istifadesine açılması sağlanacağını, böylelikle tarihi bir öneme haiz olan bu çeşmenin hem kültür envanterimize katılmasına hem de tarihi bir varlığa sahip çıkılmasına vesile olunacaktır. diye de ekledi.

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner81

banner27

banner71

banner76

banner82

banner5

banner16

banner70

banner75

Geleceğin kuşakları, geleceğin ormanını...
Gebze Sultan Ayhan İlkokulu 3 H Sınıfının minik öğrencileri güzel havayı da fırsat bilerek Gebze Yağcılar...

Haberi Oku